facebooktwittergoogle_plusmail

Yakın zamanda İlber Ortaylı’nın çalışırken mutlaka klasik müzik dinlediğini söylediği bir yazı okumuştum. Gerçekten de birçok insan çalışırken müziksiz yapamadığını söyler. Peki bu ne kadar doğrudur? Müzik dinleyerek çalışmanın gerçekten faydası var mıdır? Peki hangi tarz müzikler gerçekten işe yarar? Öğrenirken veya ezber yaparken farklı tarz müziklerin etkili olduğunu biliyor muydunuz? Bu yazı aklımdan geçenler yerine bu konudaki gerçek çalışmaların sonuçlarından bahsedecektir.

Bu konuyu araştırınca bir çok çalışma karşınıza çıkıyor, bunların öncüsü olanlardan biri ise 1960’larda Bulgar psikiyatr Dr. Georgi Lozanov’un meşhur çalışmasıdır. Lozanov müziğin öğrenme ve ezberleme üzerindeki etkilerini anlayabilmek için yaklaşık 30 yılını harcamış ve sonunda bir müzik türünün öğrenmeyi hızlandırdığı ve hafızayı arttırdığı sonucuna ulaşmış: Klasik Müzik. Aslında bazı klasik müzikler.

Hangi Klasik Müzik?

Lozanov şunu da farkediyor; kafanıza göre bir klasik müzik açıp çalışmalarınızı uçuracağınızı beklememelisiniz. Çalışmalar müziğin öğrenme anında bize 3 temel noktada yardımcı olduğunu gösteriyor:

  1. Rahatlama (Relaxation)
  2. Öğrenme (Active learning/Focus/Concentration/Study)
  3. Ezberleme (Memory)

Bu safhaların her biri için farklı müziklerin daha etkili olduğu fark edilmiş. Bu safhalardan herhangi biri için internet veya youtube’da ilgili anahtar kelimelerle arama yaparak müziklere ulaşabilirsiniz. (relaxation music, focus music, memory music, study music gibi)

Çalışmalarda özelikle barok müziğin öğrenme ve ezberleme anında olumlu etkisi olduğunu gören araştırmacılar, bunun sebebinin bu müziğin doğallığı ve insan kalp ritmlerine (50-80 bpm) yakınlıktaki ritmler taşımasına bağlıyorlar.

Örnek barok müzik:

Sevdiğiniz Müziği Enstrümantal Dinleyin

Herkes klasik müzikten hoşanmak zorunda değil elbette. Konuyu bu yönden biraz daha araştırınca daha güncel araştırmalarda şu bilgi karşıma çıktı: Önemli olan sevdiğiniz müzik tarzını dinlemenizdir. Ancak burada da diğer çalışmalarda olduğu gibi altı çizilen nokta müziğin enstrümantal (sözsüz) müzik olması gerektiğiydi. Sözlü müziklerde ister istemez beynimizin belirli bir bölgesi aktif hale geçiyor ve konsantrasyon/hafıza gibi diğer bölgelerin etkinliğini azaltıyormuş.

Radyoları Kapatın, MP3 Çalarları Açın

Müzik dinlemek için radyo kullanmayın.. Çalışmalarımıza yardımcı olacak müzik sözsüz/enstrümantal olmalı zaten demiştik.Nedeni basit: Şarkı arlarında lafa giren, size başka şeyler anlatan, komiklikler yapan bir sunucu dikkatinizi dağıtır. Bir de başladı mı dakikalarca bitmek bilmeyen reklam kuşakları var tabi ki.

Sevdiğiniz müziklerden oluşan bir şarkı listesi yapın, akıllı telefon veya MP3 çalarınıza kopyalayın. Kütüphanede iseniz başkalarını rahatsız etmeyecek ama dış etkilerden de etkilenmeyecek seviyede sesi ayarlamalısınız.

Özel Çalışma Müzikleri

Konuyu biraz daha eşeledikçe müziğin insan psikolojisine etkisini inceleyen bir bilim dalı çıktı karşıma: Psychoacoustics (türkçe karşılığını bulamadım, psikoakustik diyelim şimdilik) Müziğin ruhsal durumumuz ve duygularımız üzerinde etkili olduğu tartışılmaz bir gerçek, işte bu bilim dalının çalışmalarının verileryle üretilmiş bazı müzikler var. Meraklısı internetten ve youtube’dan aratabilir, çok uzatmatan aşağıdaki örneği verelim:

Mozart

Evet, yazının sonuna kadar sabırla okuduysanız, başlıkta geçen Mozart ifadesinin sadece ilgi çekmek için olduğunu düşündüyseniz yanıldınız. Mozart Etkisi (Mozart Effect): Mozart müziğinin zihinsel etkinlikler üzerine etkileriyle ilgili yapılmış onlarca çalışmaya (90 ve sonrası çalışmalar) verilen genel bir isimdir. Konuyla ilgili dilimize çevrilmiş bir kitap bile bulunmakta: Mozart Etkisi.

 

Konuyla ilgili yorumlar ve sorularınız için sözlük’te başlık açabilir ve siz de farklı müzikleri paylaşımda bulunabilirsiniz. Başarılar.